Grund- und Hauptschule Ostheim Stuttgart
 
    Location: Archiv -> 09.05.06 Almanya’da neler oluyor?  
 
Home
Aktuelles
Schüler
LehrerInnen
Eltern
Schulentwicklung
Sprachförderung
Öffnung der Schule
Begegnung Mensch - Natur
Links
Suchen
Archiv
 
 
15. Stuttgarter Zeitungslauf
Elterninfo
Flyer
Pressespiegel
Öffentlichkeitsarbei
Selbstevaluation


Almanya’da neler oluyor?

Dış hatlarda kapıya doğru yürürken belinde tabancasıyla bir polisin gayet net duyulur bir perdeden “Seni seviyorum nının, seni seviyorum nının” diye şarkı nakaratı mırıldanarak yanımdan geçmesini ilgiyle izledim.

Resmî giysileri içinde bir erkek polisin bu sevimli özgürlüğünü Türkiye’yi terk ederken seyretmek özlemlerinin çiçek açmasına neden oldu. Almanya’da havaalanına indiğimde ise asık suratlı polisler, haksız saatlerce bekletilen İstanbul yolcuları ve valiz aramaları aklıma gelince canım sıkıldı. Fakat bugün şanslı günümdeydim, valiz arama değişmemiş olsa da ilk kez bir Alman polisinin valizi kaldırmasına “yardım edeyim mi?” teklifiyle karşılaştım. Politikacıların oy toplama kaygısıyla insanları birbirine düşürme merakının tırmandığı Almanya akıllara seza “vatandaşlık testi”nden vazgeçti. Almanya’da yaşayan vatandaşlarımız yıllarca Alman vatandaşı olmuyorlar, Türk pasaportlarından vazgeçmiyorlar diye aşağılandılar.

Türkler heyecanla Alman vatandaşı olmaya başlayınca, siyasette kendine yer aradıkça birden Almanların tavrı değişti. Yabancıların bu ilgisini tehlikeli buldular. Hessen ve Baden Württemberg eyaletlerinin uygulamaya koyduğu test dönemi resmen bitti. Onun yerine “vatandaşlık kursu” geldi. Eyalet içişleri bakanlarının uzlaşmasıyla vatandaşlığa geçiş şartları daha da zorlaştırıldı. Vatandaşlığa geçmek isteyenler Volga Almanlarının tabi tutulmadığı “dil testi”ne girecekler. Anayasaya aykırı olarak vatandaşları arasında devamlı ayrımcılık uygulamaları yapan Almanya kan bağı ile vatandaşlığı fiilen kaldırmış olsa da gönlünde yatan aslanın bu yüzlerce yıllık Alman ideali olduğu çok açık. 1970’te gelen bir işçi anlatmıştı: “Bizi yatacak yer diye getirdikleri odada yan yana dizilmiş kuru samandan yataklar vardı. Hiçbirimiz dil bilmiyorduk. Ben can havliyle şunu anlatmaya çalıştım: Bizde hayvanlar böyle yerlerde yatırılır. Biz evimizde böyle yaşamıyoruz.” Almanlar göçmen işçileri alırken kendi işverenlerini hiçbir teste tabi tutmamışlardı. Gelenlerin insan ve bir kültüre sahip olduğunu hiç anlamak istememişti.

45 yıl sonra çağırdığını ve ekonomisini ayağa kaldıranlara “yabancılar” demekte ısrar ediyor. Bu konuda azmış olan ırkçılığı görememezlikten geliyor. Gerçeği görenler de var elbette. Hamm Belediye Başkanı Thomas Hunsteger-Petermann göçmenlere daha fazla sosyal hak tanınması gerektiğine işaret etti. Göçmenlerin haklarının kısıtlanması, izole edilmelerinin büyük sorunlar getireceğini söyledi: “Uyum tek taraflı olmaz. Biz politikacılara düşen görev ülkemizde yaşayan göçmenlerin önündeki engelleri kaldırmaktadır.”

2005 yılında 323.000 Türk işyerinin yıllık cirosu 29 milyar Euro. Göçmenler girişimci, Almanlar değil. Aslında yabancılar uyum sağlamış durumda, Alman politikacıların uyum sağlaması için bir kurs açılsa daha olumlu sonuçlar alınabilir. Almanca konuşmak marifet değil, olumlu düşünce ve eylemi yaparken Almanca konuşabilmek geleceğin yollarını açıcı.

Wuppertal kentindeki Sosyal Daire Müdürü Dr. Stefan Kügn de Türklerin en ufak bir yardımdan bile mutlu olduğunu söyledikten sonra eklemiş: “Bu insanların Almanca bilmemesi sadece onların suçu mu? Poltikacıların suçlu olduğunu kabul etmek lazım.” Almanlar uyum politikasından yana siyaset yaparlarsa uyum sağlamış çoğunluktan yararlanabilirler. Etnik kökenli çocukların başarısız olduğu yargısını geliştiren haberlere inat Stuttgart’ta Ostheim ve Schiller okullarında Türk öğrencileri çok başarılı. Okul yöneticileri önyargı olmazsa neler başarılacağını 3 yıldır sadece görev yapan Gudrun Greth’den dinliyorsunuz: “İşe 18 anaokulunun 3 yaşındaki öğrencileriyle başladık. Başarısız çocukların ailelerini eğittik. Almanca bilmeyenlere kurs açtık. Anaokulunda çocukların seviyesini yükselttik. Başarısız öğrenciye üniversiteden bir öğrenci tahsis ettik.” “Anadilini iyi konuşan çocuklar daha başarılı oluyor.” diyen Greth, bence Türk devleti tarafından ödüllendirilmeli. Biz de Almanya’da ailelerin eğitilmesi gerektiğini, kadınların sosyalleşmesi için acil programlara ihtiyaç olduğunu kabul etmeliyiz.
© Grund- und Hauptschule Ostheim Stuttgart, last changed on 22.05.2006